Sayko Peluş

All6

Geçenlerde peluştan atom altı parçacıklarını tanıtmıştım. Bu sefer ise, Peluş oyuncaklar ve oyuncak temalı online oyun sayesinde temel psikoloji bilgilerimizi tazeleme şansı buluyoruz. Açıkçası hem eğleniyoruz hem öğreniyoruz.

Öncelikle şu linkten “parapluesch.de/whiskystore/test” oyunumuzu oynayabiliriz.

Oyun bizi, peluş oyuncakların yatırıldığı bir akıl hastenesine (Asylum) götürüyor. Hastanede 5 hasta ve bir tane de “doktor” görünümünde hastamız var. Hepsinin geçmişinde travmatik bir olay olmuş ve sonucunda kendilerini akıl hastanesinde bulmuşlar. Amacımız, onları tedavi edebilmek, elbette.

Tedavi yöntemi ise, klasik alman ekolünde olmakta. Önce basit sohbet seansları yada rüya analizleri ile hastanın bilinç altına erişip, nesi olduğunu, problemin aslını öğrenmeye çalışıyoruz. Daha sonra, hastanın problemine göre, çeşitli tedavi ve terapi yöntemlerini uygulamaya başlıyoruz. Baştan uyarayım; oldukça sabır gerektiren bir oyun. Her bir terapi yada tedavi hamlesinden sonra uzun bir animasyon gösterisi seyredip sonucu görerek, bir sonraki hamlemize karar vermemiz gerekiyor. Hasta profilleri ise sırasıyla;

DollyDolly; Koyun görünümündeki hastamız, kendisini “Kurt” sanmak gibi bir sanrı içerisindedir. Hatta bir bakıma kuzu postu içinde kurt gibidir; ve bazen beklenmedik bir şekilde o güçlü kurt yanı benliğini bastırıp ortaya çıkıverir. Hasta kendi özünü kabullenmekte güçlük çeker. Dışa yansıttığı histerik ve psikotik reaksiyonlar geçmişinde kötü bir tecrübe yaşadığına dair ip uçları verir.

LiloLilo; Su Aygırı görünümünde olan hastamız, aylarca bir türlü çözemediği bir yapboz oyununa takılıp kalmıştır. Bu yapboz oyununa o raddede takılmıştır ki artık çevresiyle bağını neredeyse koparmış ve kimseyle konuşmamaktadır (Ağzı fermuğarlı). Görünüşe göre dış dünya ile bağlantı kurup, tekrar konuşabilmesinin anahtarı, bir türlü çözemediği o yapbozda yatmaktadır.

KrokoKroko; Timsah görünümünde olan hastamız, karın bölgesindeki yastığından asla ayrılamaz, ve bir paranoyak psikoz semptomu olan aşırı duyarlı sanrısal algıları vardır. Aklı bloke olmuş ve bildiği-alışık olduğu hayat tarzı paramparça olmuştur. Hasta eski düzenine kavuşabilip, güven kazanabilirse normale dönebilecektir.

DubDub; Kaplumbağa görünümünde olan hastamız, sürekli ve zorunlu bir şekilde idman-spor yapma takıntısı içerisindedir. Görünüşe göre hastanın eski olağan sakin hayatı bir şekilde bozulup, onu sürekli bir şeye yetişmeye zorlayan hızlı bir kulvara sokmuş gibidir. Tedavi için, onu kabuğundan çıkarıp, eski normal hayatına döndürmek veya hayatın farklı yönlerini keşfetmesine yardım etmek gerekecektir.

SlySly; Yılan görünümünde olan hastamız, kendi bedeni karşı kararsız bir ilişki içinde oluğundan içsel bir çatışma geçiriyordur. Çıngıraklı Yılan türünde olan hastamız, hem çıngıraklara büyük bir hayranlık beslemekte hemde çıngırak konusunda derin bir komplekse girmektedir. Elbette çıngırak odak noktası değil, bir “geçiş” nesnesidir; ve Tedavi bu geçiş nesnesinin gerektiği gibi işlemesiyle tamamlanabilecektir.

Dr. WoodDr. Wood; Kimisi onu Kunduz kılığında ki Kara Şeytan, kimiside uygulamalı psikolojinin büyük üstadı olarak görür. Acaba sizce Dr. Wood işinin ehli biri mi, yoksa aslında yardıma ihtiyacı olan bir hasta mı ? Bunu anlamak için onunla bir kaç seans geçirmek gerekecektir. Aman dikkat derim, siz ona terapi yapayım derken o sizi terapi manyağı yapabilir ;)

Gene uyarayım; her hastanın farklı bir problemi ve dolayısıyla farklı bir tedavi yöntemi var. Sakın öyle böyle genel geçer “fast-food” tarzı terapi yapmayın, yoksa elinize yüzünüze bulaştırırsınız. Hastalarımızın hepsi “peluş oyuncak” olarak simgeleştirilmiş olabilir. Ama bu demek değildir ki, aşağıdaki (Türkçeye çevirdiğim) psikanaliz teori ve terapi posterlerindeki bilgiler “insanlar” için yanlıştır. Aslında tam tersine, terapi yaparken, herkesin az buçuk üzerine alınacağı bir sürü anekdota şahit oluyoruz. Zira kendimce bir gözlemim var; insan subjesinin, çağımızın çarpık yaşam koşulları nedeniyle (sistemin işlemesini için gereken makine parçası misali) “objeye” dönüştürüldüğünü; yani bir insan, birey olmaktan çok sanki bir alet, nesne yada oyuncak gibi kullanıldığına ve “birey” denen “subjenin” ise, “obje” yerine konmaktan hiç bir rahatsızlık duymadığını, tam tersine, bu durumu oldukça benimsediğine şahit oluyorum. Gerçi “obje” olmayı kabullenenlere çok da kızmamak lazım. Zira gerçek anlamda birey olmak gerçektende çok zor.

Ana site; http://www.parapluesch.de/#

Çeşitli dillerde açıklamalar; http://www.parapluesch.de/downloads.html

Aşağıda Türkçeye çevirdiğim psikanaliz posterleri var. Eğer yanlışım varsa, şimdiden affola !

Plueschpsychoanalyse_poster_engl_lambrett.ai

Tedavi yöntemleri ise şöyle !

Therapiemethoden_poster_engl_lambrett.ai

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s