♩♬♩♪ • Rob Dougan

Rob Dougan‘ı tanımayanlar için kısaca özet geçeyim; orkestra müziği, trip hop, ve bluesy .. vb gibi değişik türlerdeki müzikleri karıştırarak epik-lirik-dinamik tarzda müzikler yapan Avustralyalı bestecidir. Single olarak 1995’da çıkardığı “Clubbed to Death” ile büyük bir çıkış yapıp şöhreti yakalamıştı; zaten bu postumu Rob Dougan’a ayırmamın esas nedeni o şarkı için yapılmış klipteki (bkz. aşağıdaki video) sembolik göndermeleri açıklamak istememdir… Zamanında bu “Clubbed to Death” müzik ve (göndermeli) klibi o derecede efsane olmuştu ki, 1999’da ki “ilk” matrix filminin sountrack‘inde ve daha sonra ise aynı sanatçının 2002’de yayınladığı Furious Angels albümünde de kullanılmıştı.  Aşağıda sunduğum gibi, bizzat kendisinin başrolde olduğu şarkının orjinal klibi youtube’da, vasat çözünürlükte olsa bile, rahatça seyredilebilir. Youtube videosundaki yorumların birinden esinlenerek (by Danger418), bu şarkının klibindeki sembolik göndermeleri, aşağıdaki gibi açıklamaya karar verdim (videonun altında). … bu arada şarkının uzun versiyonu ise en alttadır, ve Furious Angels albümünü ise burdan dinleyebilirsiniz ! (ayrıca aynı albümdeki aynı ismi yaşıyan Furious Angels’ın enstrüman versiyonunu da çok beğenmiştim)

0:01 Hileler dolu çürümüş bir dünyada, “herşey” ters gitmekte ! ve hepimiz akılsız koyunlar gibi bu sisteme uyup geriye doğru hareket etmekteyiz (yani kimse doğru yolda değil) …. Ayrıca sağ üst köşedeki duvara asılmış “Time is the killer” (Zaman Katildir) afişine dikkat !!!

0:17 Bir anne kızı ile birlikte olayların farkında…. neyseki azınlıkta olsa bilinçli olanlar var, ama ne yazık ki pasif izleyiciler. (Yalnız bu bilinci açık olan anne ve kızın zenci olarak gösterilmesi, toplumda gerçekten aydınlanmış ve farkında insanların ne kadar zenci muamelesi gördüğünü de sembolize edebilir)

0:19 Bir “Birey” daha sistemin “ters” gittiğinin farkına varmaya başlıyor.

0:25 Etrafta gezinen “devler”, insanları vasat ve alt seviyede tutmaya çalışan hükümetleri, büyük şirketleri (yada kabadayılık taslayan, zorluk çıkaran benzeri tüzel kişilik, organizasyon veya kişileri) simgelemekte.

0:35 – Devlerden birisinin gülümseyen zenci kıza surat çevirmesi – ; O çok güvendiğimiz devler, evrensel adaleti sağlamada, önyargı ve ırkçı düşünceleri engellemede garanti değildir.

0:45 – (gene aynı sahne) İyi giyimli, süslü, makyajlı kadınlar ters (geriye doğru) yürüyorlar; Kişiler, görüntülerine fazlasıyla önem vermelerine rağmen, hayatlarının ters gittiğini farkında değiller.

0:50 “Birey”, aksiyona geçip kendisini bu yoz sistemden koparmak için var gücüyle dosdoğru koşmaya başlıyor.

0:52 onun, Toplumun ters işleyen yönünün tersine (yani dosdoğru) koştuğunu gören, diğer yozlaşmış bireyler paniğe kapılıp “kriz” geçiriyorlar.

0:59 toplumun yozlaşmış çoğunluğunun tükettiği bu nefes, geçici bir fırtına yaratıp, Birey’in eylemini kısa bir süre için engelliyor, ve çoğunluk eski “ezbere” hayat standartlarına geri dönüyor .

1:05 Bu arada bu yozlaşmış toplum içinde insanlar gittikçe nezaketten uzak, kaba ve birbirine düşman olmaya başlıyorlar. …

1:18 ve bireyimiz, ne kadar kavga gürültü olsa da, “dosdoğru” koşmayı sürdürüyor.

1:34 ama ne kadar kavga, gürültü ve aykırılıkta olsa, AŞK, kendisine bambaşka bir izole atmosfer yaratıp, gerçeklik algısını bükebiliyor… ve yağmur, bir an için tüm korkularınızı yıkayıp götürüyor.

2:04 Birey herşeye rağmen hızını alıp, yaya olduğu halde, (arabaların ters gittiği) otoyola çıkıyor; ters giden bir sistemde, diğerlerinden dezavantajlı bile görünsek, doğru yönde gittiğimiz sürece asıl avantaj bizdedir.

2:17 yolumuzda giderken yaşanan düşüp kalkmalar; hatalarımız ve onlardan ders alıp yolumuza devam etmemiz !

2:26 Birey’in önüne çıkan engellerin üzerinden koşup gitmesi; nereye gittiğini, ne yaptığını, hedefini gerçekten bilen için, engel diye bir şey yoktur !

2:36 yolumuzda giderken rastladığımız bir başka “dev”, bize dikkatlice baktı. Bu dev, başta bahsedilenler gibi, büyük organizasyonların “belli aykırı bireyleri” gözlemesi olabileceği gibi; manevi, düşünsel ve ebedi anlamda tekamül edip “devleşmiş” bir büyük adamın (aydın, filozof’, bilim adabı, edebiyatçı, devlet adamı … vb) dikkatini çekmekte olabilir.

2:38 Birey’in yolunda giderken artık gittikçe hızını alıp kendisini ve herşeyi aşmaya başlaması.

2:50 herşeyi aşıp, hazır olduğumuzu anladığımız bir anda, asıl nihai engelle yüzleşmeye atılmamız gerekecektir !

2:59 Bir duvar !!! gelişmemizi ve daha büyük bir öz varlığa ulaşmamızı engelleyen herşeyi simgeleyebilir (Bağımlılık, Erteleme, Haksız Kanunlar, iradesizlik, İlgisizlik, vb.)… Ayrıca başka bir yorumda “duvar”, ölümü de simgeleyebilir. Ölümlü ve kısa yaşamımızda yaptıklarımız gerçekten iz barakan ebedi işlerse, adımız ve yaptıklarımız ölümümüzden sonra bile anılır. (bkz. büyük filozoflar, bilim adamları, sanatçılar… vb)

3:05 en baştaki o bilge kadın ve kızı ! gene herşeyin farkında…

3:07 Birey yolculuğunu tamamladı; ve daha iyi, güçlü, bilge ve dolayısıyla devleşmiş biri olarak geri döndü. Artık o da bir “Dev” (ama iyi olanlardan elbette )

3:10 Dev ile çocuk anlamlı bir şekilde bakışıyorlar. Çocuk kimi örnek alması gerektiğini iyi biliyor, Dev ise çocukta büyük bir potansiyel olduğunu görüyor.

Klibin finalinde ise kız, o kuru gürültü güruh gibi ters ters gideceğine, en sonunda devleşen o birey gibi aykırılık yapıp, “dosdoğru” yolunda yürümeye başlıyor !

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s