The Fermi Paradox (Uzaylılar Var mı ?)

Source; 13 explanations why Aliens (or E.T’s) are not calling. So “Where is everybody?”… Full Story; huffingtonpost.com/wait-but-why/the-fermi-paradox

Neden Hala Yalnızız ?

Belki bazen aklınıza takılıyordur; uzayda sayısız yıldız, galaksi, bulutsu…vb gök cismi olmasına rağmen neden hala yıldızlar arası o muazzam alanda bizden yüksek bir uygarlığın izine rastlamadık…. Buna aslında Fermi paradoksu deniyor. İtalyan Nobel ödüllü bir fizikçi olan Enrico Fermi üşenmemiş, matematiksel olarak hesap etmiş, ve hesabına göre evrende neredeyse milyonlarca gelişmiş uygarlık olması gerektiği çıkmış. Fakat ne tuhaftır ki, hesaplara göre bu kadar çok sayıda olması gereken yüksek uygarlıkların tekine bile bu güne kadar rastlamış değiliz. ama Neden ?

Bilim adamı ve felsefeciler elbette bu soruyu düşünüp taşınmışlar ve bunun sonucunda neden hala yalnız olduğumuzu, yani neden bize denk yada bizden daha gelişmiş bir uygarlığın izine hala rastlamadığımızı açıklayan, 2 ana gruba ayrılmış 13 tane mantıklı açıklama getirmişler. Özetlerini aşağıdaki gibi sunuyorum ama daha ayrıntılısı için en başta verdiğim kaynağa gitmelisiniz.

Yalnız açıklamalara geçmeden evvel, öncelikle bilim adamlarının engin uzay ortamında aradığı 3 ana “gelişmiş” uygarlık tipini kısaca açıklamalıyım;

  • 1. tip Uygarlık; yaşadıkları gezegenin tüm enerjisi kullanma kabiliyetine sahip uygarlık türü. Biz (yani tüm insanlık) tam olarak bu uygarlık seviyesinde değiliz ama oldukça yakın sayılırız.
  • 2. tip Uygarlık; yaşadıkları güneş sisteminin tüm enerjisi kullanma kabiliyetine sahip uygarlık türü.
  • 3. tip Uygarlık; (galaksi içinde ki) yıldızlar arası yolculuk yapabilen ve diğer yıldız sistemlerindeki enerji ve kaynakları kullanma kabiliyetine sahip uygarlık türü. Tahmin edilebileceği gibi, şimdilik, en üst seviyedeki ve insanlığın ulaşmak isteyeceği nihai uygarlık tipidir.

Yalnız not düşmek gerekir ki, son zamanlarda daha üst uygarlık seviyeleri daha kurgulandığını görmekteyiz. Bunlar;

  • 4. tip Uygarlık; Galaksiler arası uzay yolculuğu yapabilen, galaksilerin enerjilerini kullanabilen uygarlıklardır. Bu tür uygarlıkların madde ve enerji bağıntısına mutlak hakim olduğu, zaman ve uzayı bükerek, hiper-uzay sıçramaları yaptığı, ve sistemlerin entropilerini kontrol edebildiği düşünülür.
  • 5. tip Uygarlık; Evrenler arası seyahat (sıçrama) yapabilen ve sonsuz evrenler barındıran Mega-Evren’nin enerji çıktılarını kullanabilen uygarlıklardır. Bu uygarlıktaki bireyler (yada varlıklar) sanki tanrı gibi güçlerle, evrenler tasarlayabilir ve hatta fizik kurallarını bile yeniden yazabilirler.

İlk açıklama grubu; Bizden daha üst uygarlığa rastlayamıyoruz çünkü öyle bir uygarlık yok ! (yada varsa da hesaplandığı gibi öyle çok sayıda değiller)

Bu açıklama grubu der ki; matematiksel hesaplara göre sadece kendi galaksimizde bile binlerce gelişmiş uygarlık olmasına rağmen bunlardan henüz hiç biri ile karşılaşmamızın sebebi Büyük Filtre (Great Filter) denen bir fenomendir. Büyük Filtre, uygarlıkların evrim sürecinin bir yerinde ortaya çıkan bir tür engel yada eleme “duvarıdır” ve uygarlıkların belli bir seviyeden sonrasına geçmesini engelliyordur. Aslında Dünya’nın tarih-öncesi gelmiş geçmiş canlı türlerinin gelişimine bakarsak bu teori oldukça mantıklı gözükecektir; zira Dünya üzerinde ilk canlı türleri çıktığından bu yana bir çok (neredeyse milyonlarca) canlı türü gelişmiş ve tüm bu canlı türü arasında (şu anda bildiğimiz kadarıyla) sadece İNSAN türü gelişmiş bir kültürel uygarlık kurabilmiş ama diğerleri çoğunlukla doğa olayları (veya Büyük Filtre) nedeniyle yok olmuşlardır. 

Bu teorideki Büyük filtrenin rolü 3 olasılık şekilde gelişebilir;

  1. Neden; Büyük filtreyi aşabilmiş nadir uygarlıklardan biriyiz. Buna göre, Büyük filtre duvarı aslında, uygarlıkların gelişim aşamasının çok başındadır, ve bu duvarı çok çok nadir uygarlıklar geçebilip, 1. tipten 3. tipe uzanan uygarlaşma  sürecine devam edebiliyorlardır. Buna göre insan uygarlığı kendi uygarlaşma süreçlerinin ilk aşamalarında bu engeli aşabilen nadir uygarlıklardan birdir, ve bu nadirlikten ötürü bizim gibi yada bizden daha gelişmiş uygarlıkları bulmamız çok zordur. … Bu teoriye göre başka gezegenlerde bol bol canlı türlerine rastlama olasılığımız var ama bunlar bizden oldukça az gelişmiş, uygar olmayan, veya “hayvan” seviyesindeki canlılar olabilir.
  2. Neden; Henüz Büyük Filtreyi aşma aşamasına gelmedik, ama o duvara tosladığımızda büyük ihtimalle diğer uygarlıklar gibi sonumuz gelecektir. Bu karamsar olasılığa göre büyük filtre, uygarlaşma sürecinin başlangıçta ki yükselme aşamasında beliriyordur; yani 1. tip ve 2. tip uygarlığın hemen başında gibi. Dolayısı ile diğer başka uygarlıkların çoğu bu filtrede elendikleri ve elenecekleri için, başka gelişmiş uygarlığa rastlamamız çok çok zordur.
  3. Neden; Biz (yani İnsanlık) evren tarihinde ilk, ve dolayısı ile en gelişmiş, uygarlığız. Büyük filtrenin hangi aşamada çıkacağından bağımsız bir şekilde, Bu teoriye göre evren hala daha çok erken bir aşamada olduğu için, süper zeki gelişmiş uygarlıklar daha oluşmadı ve bu durumda evrenin ilk ve en gelişmiş uygarlığı olma ihtimalimiz çok yüksektir. ve Eğer büyük filtre sadece uygarlıkların ilk emekleme aşamasında beliriyor ise, bizler bu eleme duvarını geçebilen ilk uygarlığız !

İkinci açıklama grubu; Aslında 2 yada 3 tip uygarlıklar orada bir yerlerdeler ama çeşitli mantıki nedenlerden ötürü onlardan çağrı alamıyor yada izine rastlamıyoruz !

  1. Neden; Süper gelişmiş uygarlıklar, daha uygarlığımızın çok ilkel aşamasında zaten bizi ziyaret edip gitmişlerdi (ve tekrar geri dönmeleri binlerce yıl alabilir). Antik Astronot kuramı da denebiliyor buna ! ~3000, 5000 yıl önce oluşmuş dinsel mitler aslında bir tür uzaylı kontağıdır !
  2. Neden; Galaksimizde bir çok 2. ve 3. tip uygarlık var ama İnsanlık bu galaksimizin ne yazık ki çok ıssız bir bölgesinde. Hani derler ya içinden miyisin, köyünden mi ? işe tam buna cuk oturuyor. Dünya (gezegeni) galaksimizin biraz köyünde kalıyor olabilir!
  3. Neden; Özellikle 1. ve 2. tipdeki uygarlıklar kendi içlerinde öyle yeterli bir sistem kurmuşlardır ki, uzayın diğer soğuk ve ıssız bölgelerini keşfetmeye yada diğerleri ile haberleşmeye ilgi göstermiyorlardır. Bu durumu daha iyi anlamak için insanlık tarihinde kurulan çeşitli kültürel uygarlıklar incelenebilir. Mesela Avrupa uygarlığının keşifçi ve sömürgeci bir yapısı varken, Orta Asya ve Orta Doğu uygarlıkları daha göçebe ve fetihçi bir uygarlıktı, ve tüm bunlara karşılık (Çin,  Japon gibi) Uzak Doğu uygarlıkları ise diğerlerinden çok daha rafine ama oldukça içine kapanık bir kültür sergiliyorlardı. Uzun lafın kısası, uzaydaki bazı uygarlıklar bizdeki Uzak Doğu uygarlıkları gibi rafine ve içine kapanık bir mizaçları olabilir !
  4. Neden; Fetihçi yada Sömürgeci olan ileri derecede gelişmiş uygarlıkların tehlikesine karşı korunmak için, diğer uygarlıklar özellikle kendilerini gizliyorlardır …. Gene Dünya tarihine baktığımızda aralarında seviye uçurumları olan uygarlıkların karşılaşması sonucu doğan trajediler sıklıklar görülmektedir; en bilinen örneği ise Amerika’nın keşfinde yaşanan olaylardır. Bizden orantısız bir şekilde daha güçlü ve kötü niyetli uzaylılara rastlarsak halimiz gerçekten duman demektir. O nedenle bazı uzaylı uygarlıklar bu tehlikeyi öngörüp, varlıklarını diğerlerine belli etmemeye çalışıyor olabilirler. Bu durumda bizler, çılgınlar gibi uzaya sinyal göndererek, salak durumuna düşebiliriz. :P
  5. Neden; Aslında tek bir süper gelişmiş uygarlık vardır, ve o da (bir tür yıldızlar arası kabadayılık yapar gibi :P) bizim gibi gelişmekte olan uygarlıkları avlayarak yada belli bir uygarlık seviyesini geçmesini engelleyerek bir “düzen” sağlıyordur. Bir önceki nedenden çok daha beter bir durumdur, zira bu teoriye göre galaksimizde ilk hangi tür uygarlık yarışını önde bitirdiyse, o , bir virüs gibi çevreye yayılıp tüm potansiyel rakiplerini yok etmek yada kontrol altında tutmak için harekete geçecektir. Bu durumda bir çok yıldızlar arası uygarlıklar daha yeterince gelişemeden “avcıya” kurban gidecektir.
  6. Neden; Aslında diğer gelişmiş uygarlıklardan sinyaller gelmektedir, ama teknolojimiz o sinyalleri algılamakta hala çok yetersizdir. ! İnsanlar (ve dolayısı ile insanlık) özellikle İletişim kurarken oldukça dar görüşlü olma eğilimde aslında. Belki uzaylılardan zaten mesaj alıyoruzdur ama biz bu sinyalleri ya yanlış bir şekilde okuyoruz yada hiç tespit edemiyoruz bile. Carl Sagan‘ın çok önce belirttiği gibi, insan aklı bir uzaylıya göre çok yavaş yada çok hızlı çalışıyor olabilir , ve eğer bir uzaylının “Selam” demesi 10 sene alıyorsa, ve biz bu mesajı sadece 10 dakka dinlersek, elbette bir şey anlamayacağız !
  7. Neden; Belki gelişmiş bir Dünya dışı uygarlığın yada uygarlıkların izine rastlanmış ve yahut iletişim kurulmuştur, fakat hükümetler çeşitli nedenlerden ötürü bunu kamu oyundan saklıyordur…. Aslında bazıları (özellikle Siyah Giyen Adamlar filminin hayranları) bu teoriye fazlasıyla inanırken , bazıları böyle bir şeyin saklanamayacağını düşünerek saçma bulmaktadır.
  8. Neden; Aslında zaten bizden çok daha gelişmiş bir uygarlığın, habersiz bir şekilde ilgi alanındayız yada himayesi altındayızdır. Bazıları buna hayvanat bahçesi teorisi de der ! Nasıl hayvanat bahçesindeki hayvanlar belli bir bölge yada kafeslerinde kısılı tutulup yaşatılıyorsa, aslında bu dünyamızda bir nevi uzaylıların bizim için kurdukları global bir hayvanat bahçesi yada hatta deney alanı olabilir…. Ayrıca bu yorum Star Trek (Uzay Yolu) dizisindeki Asal Talimat (Prime Directive) kuralına atıfta da bulunur; bu kurala göre (Atılgan’daki tayfalar gibi) süper gelişmiş uygarlıkların, belli bir uygarlık seviyesine gelememiş diğer yabancı uygarlıklarla doğrudan iletişime geçmesi yasaktır. Eğer buna benzer bir kural başka bir uzaylı uygarlık tarafından da uygulanıyorsa, belli bir uygarlık seviyesine gelene kadar onları göremeyeceğiz demektir.
  9. Neden; Bizden çok daha gelişmiş bir uygarlık yada uygarlıklar zaten bizim etrafımızda bulunmaktadır, ama ilkel organizmamız (yada bilinç düzeyimiz) onları algılamakta yeterli değildir…. Bu teorinin bir çok çeşitlemesi olabilir. Keza uzaylılar virüs, bakteri gibi gözle zor görünen canlılar olabilmesinden tutunda, belki bizim algımızın çok ötesinde enerji yada ışık formunda olabilirler (Ne bilelim belki nötrino bir uzaylıdır :P). Yani neden bize benzer canlılar umalım ki ! … veya başka bir örnek; gök yüzünde gördüğümüz Kara Delikler, Atarcalar, Kuasarlar yada benzeri gök cisimleri belki uzaylı yapılarıdır. Ama bizler hala o kadar ilkel ve cahilizdir ki bu cisimlerin yaratıcılarını algılayamıyoruz…. Ayrıca bu teoriye göre, aslında bir çok 3. Tip uygarlık zaten evrenimizi sarmış durumdadır, fakat bu uygarlıklar o kadar süper gelişmişlerdir ki, bizim gibi ilkel uygarlıklarla iletişime geçmeye tenezzül etmiyorlardır. Benzetme yaparsak; Parkta ailecek pikniğe çıktığınızı veya orman gezintisi yaptığınızı düşünün, pikniğiniz yada gezintiniz sırasında durup karınca kolonisi ile iletişime geçmeye çalışır mıydınız ?
  10. Neden; Her şeyden önce, yaşadığımız gerçeklik hakkında tamamen yanılıyoruzdur. Buna Hologram yada matrix teorisi de deniyor ! Kısacası yıldızların , galaksilerin …vb gök cisimlerinin gerçekten öyle oldukları ne malum, belki herşey bizi uyutmak yada oyalamak için tasarlanmış duvar kağıdı gibi bir şeydir !!! Bazıları buna paralel, dünyamızı uzaylıların yarattığı bir bilgisayar simulasyonu olduğunu da ileri sürmektedir. elbette bu teori, asıl soruyu cevaplamaktan çok, içinden çıkılmaz başka sorular sordurmaktan başka bir işe yaramıyor !!!

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s