Sim City – Şehir YapBoz

SimCity

Bir gün herkes Melih Gökçek olacak ! @_@

Canınız hiç Belediye Başkanı olmak istedi mi ? ve yahut hani şu ada alan zenginlere özenip, belli bir toprak parçasında paşa keyfinizce düzenleme yapıp yönetmek istediniz oldu mu acaba ? Elbette gerçek hayatta tüm bunlar hem zahmetli hemde aşırı maaliyetli olurdu, ama sanal dünya ne güne duruyor ? Bazı oyun yapımcıları böyle bir ihtiyacı sezivermişler ki, bir şehir yapma oyunu tasarlayıp piyasaya sürmüşler. En kısa özetle Belediye similasyonu diyebileceğimiz bu oyun hem gerçek hayattaki gibi bir şehri yönetme ve dizayn etme fırsatı sunuyor, hemde gerçek hayatta olmayacak absürdlükleri de oyuna katarak, eğlenceyi katlayabiliyor.

SimCity oyun serisi, ilk 1989’da piyasaya sürülen oyunundan beri, değişik platformlarda ve özellikte şehir yapma ve yönetme similasyonlarını oyunculara sunmaktadır. Ben bu oyunlardan PC sürümü olan Simcity 4 (RushHour eklentisi ile, yada ikisinin toplamı Delux edition) ve SimCity 2000 (GBA platformu) oyunlarını oynadım. Diğer sürülen 10 kisür oyununu oynayamasamda, internetten gördüğüm görüntüleri ve oynanışlarıyla bence gene en sempatiği SimCity4’müş gibi geliyor. O nedenle bir yandan nostalji olsun diye size bu oyunu özetle tanıtmak isterim.

Regions

Her Simcity oyunu gibi bu oyunda da, Mayor (belediye başkanı) olarak sizden bir şehir tasarlayıp yönetmeniz bekleniyor. Ama gerçek hayattaki Mayorlar’dan farklı olarak, şehrimize sıfırdan, topraktan giriyoruz. Bu toprak alanları ise 3 farklı büyüklüğe göre paylanmış; 1×1, 2×2, 4×4, şeklinde, mesela en geniş alan 4 km² alana eşittir. Toprak alanları kendi içinde bir grup olup ana şehri oluşturuyor aslında. Ama biz toptan ana şehri değil, içindeki değişik büyüklükteki semtleri oynayacağız. Bunu şöyle de düşünebiliriz; mesela toptan tüm İstanbulu’u değilde, İstanbul’u semtlerine ayırıp, Kadıköy, Eminönü gibi parçalarla oynuyoruz … gibi. Ayrıca oyun yapımcıları, hoşluğa hoşluk katmak için oyunu 3 değişik modlara ayırmış, ve her bir mod aslında apayrı bir oyuna dönüştürülmüş. Bu modlar sırasıyla;

God Mode; Adı üstünde Tanrı Modu olan bu modda, direk yüzey şekillerini ve coğrafyayı resmen paşa gönlümüze göre düzenleyebiliyoruz. Bazılarının buna “Terrain (Arazi) mode” da dediğini duymuştum. İstediğimiz yerde deniz, kumsal, nehir, orman, vadi ve dağ …vb koymakla kalmıyoruz, hatta bu coğrafyada yaşayabilecek hayvan çeşitliliğini de düzenleyebiliyoruz. Açıkçası, diğer modlara bakmadan, sırf bu modla bile saatler keyifle harcanabilir. Yalnız pratik bir not; bu moddan çıktınız mı geri dönüş yok. Yani ancak oyunu resetlerseniz, yada baştan başlarsanız Tanrı modunu oynayabiliyorsunuz. Bu Moddan diğer moda geçtiğiniz, Tanrı modunda çok kolayca yaptığınız hemen herşey, yüksek maaliyetle yapmak zorunda kalıyorsunuz. O nedenle, tanrı modundan sonraki moda geçerken, gerçekten bilinçli geçmenizi öneririm.

Terrain

Mayor Mode; İşte oyunumuzun aslında asıl modu olan, Belediye başkanlık modudur. Tanrı modunda yer şekillerini keyfimize göre düzenledikten sonra, Mayor moduna geçiş yaparız. Tekrar edeyim, mayor moduna geçtik mi, (oyunu resetlemediğimiz sürece) tanrı moduna dönüş olmaz. Bu modda ise, bizi ilk başta bomboş bir arazi bekler, ve biz bu araziye şehrimizi direk sıfırdan kurarız. Sıfırdan derken, herşeyi ile sıfırdan; su dağıtım şebekesinden tutunda, Enerji santraline, trafikten, iskan düzeninden tutunda, polis, itfaiye, okul, hastane kuruluşlarına, hatta anıtlara, müzelere kadar aklınıza şehircilikle ilgili ne geliyorsa… hepsini … elbette belli bir strateji içerisinde… düzenleyip yaparız. Neredeyse tamıtamına bir şehircilik similasyonudur, ama “neredeyse”. Çünkü gerçek hayatta, özellikle Türkiye koşullarında olup da, bu oyunda göremediğimiz şeylerde var; mesela gece kondulaşma, vergi kaçırma … vb. Ama oyuna başka zorluklar eklenmiş, mesela halk çok hassas. Hizmette en küçük bir aksaklık yada baştan savma olsun, Danışmanlar vasıtası bunun hemen hesabını soruyor, yada şehri terk edip gidiyor. Ve bunun yansıması ise, belediye gelirlerinde büyük ölçüde azalma olarak görünüyor.

Semtler

Tahmin edeceğiniz gibi, iyi bir yönetici olup iyi hizmet sunarsanız, gelirleriniz artar ve artan gelirlerlede şehrinizi daha da güzelleştirerek daha da çok gelir elde edersiniz. Ama kötü yönetici olursanız, geliriniz düşer, sürekli borçlanır ve bir müddet sonra ağaç dikecek bile paranız kalmaz, iflas edersiniz. Aslında bu modda ki asıl amaç, semtinizi tasarlarken, zengin sınıfı bölgenize çekmeyi başarabilmek. Çünkü para onlarda ! Oyunda, şehrinizde yaşama potansiyeli olacak halk, 3 ana sınıfa ayrılmış; fakirler, orta-sınıf (küçük Burjuva :P) ve zenginler ! Tahmin edebileceğiniz gibi semtinizde zengin nüfüsü artarsa, geliriniz ve semtin prestijinde artış olur. Orta-sınıfta idare eder, ama fakir başa biraz beladır. Hem az vergi öderler, hem semtinizin cazibesini bitirirler. O nedenle Zengin çekmeye çalışın ! ama bunun için çok “akıllı” olmak gerek ! Çünkü oyun gerçekten çok hassas bir strateji dengesinde oynanıyor. Tüm değişkenleri çok iyi ayarlamalısınız ki, hem geliriniz artsın, hem halk (Daha çok zengin sınıfı) herşeyden memnun olsun, hem suç oranı çok az olsun, hemde tüm kuruluşlar ve tesisler güvenle işlesin (Mesela nükleer santral kurarsanız, sızıntı olmaması için bakım masraflarında cömet olmalısınız … gibi ..). Şimdi bunları ince ince yazmayım, çünkü kendi kendinize keşfetmek daha zevkli olacaktır.

Disasters

Bundan başka oyundaki ayrı bir zorluk yada atraksyon ise, random zamanlarda yada sizin isteğinize göre (ayarlardan ayarlanıyor) şehrinizde bazı doğal felaketlerin vurmasıdır. Deprem, tayfun, şimşek, meteor düşmesi, hatta uzaylı yada robot saldırısına kadar … bir çok afet şehrimizi vurabilir. Bunlarla savaşacak ve bunların yarattığı yıkımı onarabilecek bütçemizinde olması gerekiyor. Bir başka hoşlukta, oyunu oynarken semt içindeki bazı taşıtları kullanabilme imkanı verilmesidir; mesela bir yere hastane kondurduk, bir müddet sonra bir görev geliyor; A binasında B binasına çok hızlı bir şekilde nakil için gereken organın götürülmesi gerek. Hemen Hastenin tepesindeki helikoptere atlayıp, görevi yerine getiriyorsuz. Ve yahut görev olmaksızın, kumsalın orda kurduğumuz bir limandaki sürat motoru ile kafa bulabiliriz de. Son olarak belirtmek istediğim başka bir hoşlukta, oyun içerisinde komik espiriler (Batı deyişi ile easter eggs’ler serpiştirilmiş olması). Mesela semtteki binalar arasında dolanırken, bazısına tıklayıp bina hakkında bilgi alırken, komik yorumlar da okuyabilirsiniz; mesela askeri bir üsse tıkladığınızda, “bilmem ne kadar patates soyulmuştur”  … gibi.

stable

Uzun lafın kısası; Oyunda başarısız olursak, iflas ederiz; ama başarılı olursak canımız sıkılana kadar şehirle oynayıp duruduz. Canımız sıkıldığında ise, ya MySim moduna geçilir, ya başka bir şehire geçilir, yada yada şehri olduğu gibi yok edebiliriz. Oyun yapımcıları burdada çok “tanrısal” bir hoşluk eklemişler; şehri yok etmek (yani delete) seçeneği seçildiğinde, sanki kıyamet günü gelmiş gibi, etrafı bir nur kaplıyor, sonra sur gibi şeyler ötüyor, herşey bembeyaz oluyor, sonra bir bakmışız ki ilk baştaki bomboş araziye geri gelmişiz… ;)

MySim Mode; Açıkçası önceki 2 modun yanında, bence en sönük, hatta gereksiz moddur. Sanırım oyun yapımcıları Allahın hakkı 3’tür diye, 3 mod ekleme gereği duymuşlar, yani kontejyandan gelmişi gibi. Bu modda özetle; cinsiyeti, burcu ve ırkını belirleyerek bir sim (yani Kişi) yaratıyoruz. Sonra bu simi, Mayorluk yaptığımız semtin herhangi bir mahallesindeki eve yerleştiriyoruz. Yalnız tuhaftır, Simi fakir bir mahalleye koyunca, beğenmiyor, gidiyor en zengin mahalleden ev alıyor. Yani standartları bayağı yüksek. Ayrıca sime tıkladığınızda, size şehirler ilgili memnuniyet yada memnuniyetsizliklerini sıralamaya başlıyor (mesela 1 blok ötedeki iş yerine trafik sıkışıklığı yüzünden gitmekte zorlandığından şikayet edebiliyor gibi :P). Sizde ona göre şehrinizde değişiklik yapabiliyorsunuz. Yanlış hatırlamıyorsam, yaklaşık 8 sim hakkınız var. ve bunlar bir nevi halkın arasına sızarak, şehirler ilgili yorumlarını veriyorlar. Ben denemek için biraz takılmıştım. Çok da sarmamıştı. Ama belli olmaz, herkes başka başka ….

İşte oyun böyle bir şey. Bu oyuna bir de “Rush Hour” eklentisi (patch) yapılmış. Orda da trafik sorununa çözüm bulmaya çalışıyorsunuz. Ayrıca bir de Delux Edition’ı var, o da aslında oyunun direk Rush Hour eklentisinin hazır eklenmiş hali. Bu oyunu internetten rahatlıkla bulup indirip, oynayabileceğiniz gibi, oyunda kullanılan bina yada anıt çeşidi, yada oyun rehberi için internette ki fan sitelerine takılabilirsiniz. Bu oyunda, Gerçekten vaktin nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. ^_^

Kaynak; wiki/SimCity4wiki/SimCitysimtropolis.simcity-4/money-the-easy-way

Çeşitli Rehberler; simportal.sim-city-4-rehberi ve Trgamer, Simcity 4 rehber.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s