Castlevania: Aria of Sorrow

Castlevania - aos

Sene 2035 ! Dünyanın her yerinden Bir çok insan ve astronomi meraklısı, 21. yy’ın ilk tam güneş tutulmasını seyretmek için Japonya toplanmıştır.

Bu kişilerden ikisi, Japonya’ya okumaya gelmiş 19 yaşında bir değişim öğrencisi olan Soma Cruz ve çocukluk arkadaşı Mina Hakuba‘dır. Soma, Japon mitolojisinde güçlü bağları olan antik Hakuba Tapınağının yakınlarında oturmaktadır ve o Tapınağın bakıcısının tek kızı olan Mina Hakuba ile birlikte güneş tutulmasını izlemek için tapınağın merdivenlerini tırmanmaya başlar. Ama bir tuhaflık vardır. Çünkü tapınağın giriş merdivenlerini tırmanmak her zamankinden daha uzun sürer. Sanki bir şeyler onu başka bir kadere çekmeye çalışır gibidir. Sonunda tapınağın giriş kapısına ulaştığında, Soma için herşey bulanıklaşmaya başlar.

Gökyüzünde ise, tam güneş tutulması başlamıştır bile. Ama sanki güneş kapkara kaotik bir karanlığa hapsolmuş gibidir. O anda, Soma tuhaf-esrarengiz bir şatonun kapısının önünde, Mina tarafından uyandırılır. Yanında ise Arikado adında esrarengiz bir adam daha vardır. Onlara güneş tutulmasında hapsolduklarını ve 1999’a öldürülen Dracula’nın şatosunda olduklarını söyler. Tam o sırada ise bir takım mahluklar onlara saldırır. Arikado kendi sihirli güçleri ile çoğunu haklar ama sonuncusunu Soma öldürecek, ve ruhunu emecektir. O anda anlaşılır ki Soma aslında sıradan bir genç değildir, ve öldürdüğü mahlukların ruhunu emip onların yeteneklerini ele geçirme gibi özel bir gücü vardır. Soma neden böyle bir güce sahip olduğunu “şimdilik” anlayamaz, ama Arikado gereken açıklamayı yapar; “O” uyanmaya başlamıştır (ki “O” dan kasıt Dracula’nın sonraki reenkarnasyonudur) ! Hapsoldukları tutulmadan kurtulabilmek ve herşeyi anlamak için, Soma’nın şatoya girip, ana salona ulaşması gerekir.

Böylelikle başka bir castlevania maceramız daha başlamış olur. Kahramanımız Soma, arkadaşı Mina’yı şatonun kapısında güvenli bir yerde bırakıp, şatonun içine, binbir çeşit mahluğa dalmaya girişir. Her mahluk türünden elde ettiği yanar döner sihirli güçlerle de diğer mahlukları haklar. Bu arada Arikado ise, Şatonun kapısında kalan Mina için bir koruma bariyeri kuracak ve şatonun duvarlarında kendi gizemli işini (!) halledecektir. Finalde ise elbette herşey açıklığa kavuşacaktır, ama eğer doğru bir şekilde bitirebilirseniz; ki her castlevania oyununda olduğu gibi burda da vasat son iyi son, berbat son … var oğlu var son vardır ….

Ve evet, GBA platformunda olan sonuncu Castlevania oyununu tanıtmaktan zevk duyarım. Daha önce bahsettiğim çok tutulan castlevania oyunları gibi bu oyunda aynı methodla tasarlanmış olup, diğer castlevania oyunlarından farklı olarak bir kaç ilk içermektedir. Öncelikle “gelecekte” geçen ilk Castlevania oyunudur. Oyun öyle tutulmuştur ki, bu oyunun konu bakımından bir tür devamı olan Castlevania Dawn of Sorrow, 2 sene sonra Nintendo-DS platformunda piyasaya verilir. Ayrıca oyun içinde anlatılan, Dracula’nın reenkarnasyonu ile ilgili hikaye de çok beğeni toplar, ve bu oyunun piyasaya sürülmesinden bir kaç ay sonra 3D olarak PS2 platformunda piyasaya sürülen ve Belmontlar ile Dracula arasındaki husumetin başlangıcını anlatan Castlevania: Lament of Innocence‘ın (ki buna da geleceğim) başarısına büyük katkıda bulunur. Kısacası vaktiniz varsa mutlaka oyalanmanızı önereceğim zevkli bir oyundur. Şimdi gelin karakterlerimizi yakından tanıyalım, ama dikkat süpriz bozan içerir, oyunu oynayacaksanız bundan sonrasını okumayın !

aos-soma

Soma Cruz; Görünüşte 19 yaşında alelade bir değişim öğrencisi olan Soma, bir şekilde kendisini Dracula’nın şatosunda buluverir. Amacı ise şatoyu baştan başa dolaşıp ana salona ulaşmak ve Dracula’nın reenkarnasyonunu engelleyip, Kendisi ve Mina’yı dünyalarına geri getirmektir. Yalnız elbette, hikaye ilerledikçe
aos-soma darkDracula’nın reenkarnasyonu sanılan kişi çıkmaz, ve sonraki Dracula olduğunu iddaa eden Graham Jones’la karşılaşmasından sonra kendisi hakkında oldukça karanlık ve traji-korkunç bir sır keşfeder; Dracula’nın reenkarnasyonu aslında ta kendisidir. Bu sırrı keşfeder keşfetmez, şekil sağ da görüldüğü gibi Dark-Soma oluverir. Bundan sonra iyi tarafta mı kötü tarafta mı kalacağı ise bir nevi oyuncunun taktiridir. Burdan da anlaşılacağı gibi, Bu oyun aslında Dracula’yı (en azından reenkarnasyonunu) kontrol edebildiğimiz ilk Castlevania oyunudur.

aos-grahamGraham Jones; Graham, 1999’da Dracula’nın öldürüldüğü gün doğma şansını elde etmiş eksantrik (yada paranod şizofrenik) bir kişiliktir. Her nasılsa doğa üstü – sihirli güçleri vardır, ve bu sebeple Dracula’nın reenkarnasyonu olduğuna şiddetle inanır. O nedenle 2035’de Castlevania (Yani Dracula’nın Şatosu) tekrar belirdiğinde, Şatoya ele geçirmek için gelir. Castlevania içinde bir kaç kez Soma ile karşılaşsa da, başta onu hiç tehdit olarak görmediğinden dost canlısı gibi davranır. Ama Soma gerçek gücünü ortaya çıkardığında tutumunu değiştirir, ve Soma ile ölümüne bir kapışmaya girer. Peki ama o gerçekten Dracula mıdır ? elbette bu soru, Soma ile Graham’ın kapışmasından sonra yanıtlanacaktır.

arikado-01Genya Arikado; Ulusal güvenlikle alakalı gizemli bir Japon hükümet organizasyonunun üyesidir. Ama aslında gerçek kimli Alucard’dır, yani Dracula’nın oğlu (Bkz). Alucard Castlevania’ya, Soma’ya yadım ve rehberlik etmek için gelmiştir. Özellikle Soma’nın Graham’la kapışmasından sonra Şatonun Karanlık gücünü emip “Kötü Dracula” olmaya çok yaklaştığında, onu yönlendirerek; Kaotik Diyara gidip Kaos’u yenmesi gerektiğini söyler. Soma Kaos’u yenebilirse, Castlevania’nın yeni tarz efendisi olacaktır; yenemezse ise karanlık tarafta hapis kalacaktır.

aos-mina

Mina Hakuba; Soma’nın çocukluk ve aynı zamanda sınıf arkadaşıdır. Ailesi Hakuba tağınağının koruyucusudur, ve 1999’daki savaşta Castlevania’nın karanlığa gömülmesine katkıda bulunmuşlardır. Mina, şatoya düşmeden evvel, oldukça sosyal bir hanım kızımızdır, zira aslında mahallesinin çevresinde takılan Genya Arikado ve Yoko Belnades gibi kişileri zaten önceden tanımaktadır. O Nedenle, Soma’yla birlikte Castlevania’ya geldiklerinde, Arikado’ya güvenmesini tavsiye eder. Ayrıca oyunda ara ara, Soma’ya telepatik olarak moral mesajları gönderir.

aos-yokoYoko Belnades; Yoko, büyücülükte usta Belnadec klanından bir cadıdır; ki bu Belnadec klanı, Castlevania III: Dracula’s Curse’deki Sypha Belnades tarafından miras kalmıştır. Oldukça konuşkan ve gürültücü bir bayan olan Yoko aslında şatoya, Dracula’nın güçlerine sahip olup onun reenkarnasyonu olduğuna inanan Graham Jones adlı kişiyi avlamaya gelmiştir. Yoko sonunda Graham’a bulur ama, onun tarafından ağır yaralanır. Daha sonra Soma ve Arikado ona yardım edip, tedavi ederler.

aos-hammerHammer; Hakuba tapınağındaki garip olayları araştırması için gönderilmiş ama Dracula’nın şatosuna hasbel kader ışınlanmış bir birleşmiş milletler askeridir. Bu oyunda ki asli görevi ise, belli bir para (yada altın) karşılığında Soma’ya teçhizat , harita, silah ve lojistik yardımı yapmaktır. Bu arada ise, Yoko’ya aşık olur, ama kız buna yüz vermez, falan işte !

aos-belmontJulius Belmont; Kısaca “J” (Jey diye okunur) olarak tanınan bu kişi, Ünlü Belmont klanından bir vampir avcısıdır. Yalnız, 1999’da Draculayı yenip öldürdükten sonra, ağır bir amnezia (hafıza kaybı) yaşamaya başlar. Ama sonra bir şekilde hafızası yerine gelir, ve Soma’nın gerçek Dracula olduğu anlayınca onu öldürmeye çalışır. Yani Soma ‘nın karşısına oldukça zorlayıcı bir bölüm sonu “boss” u olarakt çıkar, ki bence oyunda ki en zorlayıcı, yani yenmesi zor “boss” odur. Soma onu yendikten sonra ise ondan, eğer kaos’u yenmeyi başaramayıp kötü tarafa geçerse kendisini öldürmesini ister. Julius böyle bir şey olursa onu öldüreceğine söz verir. Julius aslında oyunda ki yan karakterlerden biri olsa da, en karizmatikerindendir. Öyle ki oyunu Soma ile bitirdikten sonra, oynanabilir bir karakter olur ve Şatoyu onunla birlikte baştan keşfe çıkabiliriz. Ayrıca bu Belmont, en sevilen Belmontlar arasında yerini almıştır bile.

Chaosİşte oyunumuzun hikayesi ve karakterleri aşağı yukarı böyle. Özetle, Sonunda Soma, kendisinin gerçek Dracula olduğunu keşfedince, Castlevania’nın karanlık gücünü içine çekmeye başlar ve Dark(karanlık) Soma olur. Bu noktadan sonra, Alucard sahneye çıkıp, kaderini belirlemesi için Kaotik Diyarda’ki Kaos’la karşılaşması gerektiğini söyler. Eğer Koas’a karşı yenilirse, yani Oyunu vasat son ile bitirirseniz, Soma Darcula’ya dönüşür. Ama eğer Kaos’u yenebilirse, o zaman Soma ruhunun karanlık tarafını, yani Dracula tarafını yenerek, kendisini 11. yy’da ki Dracula olamadan önce haline arındırabilecektir. Aslında Oyunu bu en iyi sonla bitirebilirsek, o zaman bir anlamda Castlevania destanının sonu anlamına gelir. Peki ama Destan nasıl başlamıştı ? İşte onun hikayesi burada ;)

ScreenShootlar; gamefaqs.com/gba/589456-castlevania-aria-of-sorrow/image

Castlevania: Aria of Sorrow Screenshot Screenshot Screenshot ScreenshotCastlevania: Aria of Sorrow ScreenshotCastlevania: Aria of Sorrow Screenshot

Source; castlevaniacrypt/games/aoscastlevania.wikia/Castlevania:_Aria_of_Sorrow

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s