Castlevania: Symphony of the Night

C - Symphony of the Night

Sene 1797 ! 4 sene evvel Efsanevi vampir avcısı Richter Belmont, Kara Rahip Shaft sayesinde uyandırılmış vampirlerin efendisi Kont Drakula’yı geldiği cehenneme geri yollamıştır. Yalnız, bu olaydan 4 sene sonra, bir dolunay gecesinde, Richter esrarengiz bir şekilde kaybolur.

Bu olayın hemen ardından Maria Renard, Richter Belmont’ın kız arkadaşının kız kardeşi, çaresiz ve nereden başlayacağını bilemez bir halde Richter’i aramaya çıkacaktır. Ama heyhat, kader yada belirsiz güçler gene oyununu oynar, ve Castlevania, yani her asırda bir beliren Kont Dracula’nın Şatosu, birden sisler içinde onun önünde beliriverir.

Bu arada başka bir yerde, bir takım kudretli güçler, ebedi uykusunda olan Alucard adında birinin ruhu için çırpınmaktadır. Tanıdık bazı kötü güçlerin tekrar harekete geçtiğini hisseden Alucard ise, uykusundan uyanmak zorunda kalarak, Castlevania’ya doğru bodoslama bir giriş yapar. İyi ve kötü güçlerin artık gelenekselleşmiş olan antik savaşının vakti gene gelip çatmıştır. Castlevania ise bu savaşa ev sahipliği yapacak yegane yerdir !

Daha önce hep GBA platformundan oyun tanıtmıştım, ama artık yavaş yavaş platform dışına çıkmaya başlayacağım, çünkü bu oyun kesinlikle bunu hak ediyor. Ayrıca gelecek haftalar değineceğim Castlevania; Aria of Sorrow oyunundan önce bu oyunu değinmem hikaye akışı açısından daha iyi olacaktır.

PS1’da sürülmüş Castlevania: Symphony of the Night, bir çok Castlevania hayranı tarafından serinin en iyi oyunlarından biri (hatta en iyisi bile) olduğunu düşünülür. Oyunun kendisi grafik dizaynları …vb zamanında o kadar tutar ve beğenilir ki, ondan sonra GBA’da sürülen 3 Castlevania oyunu bu oyunun tarzından ve grafiklerinde olur, ve elbette o oyunlarda çok başarılı bulunur. Bu oyunun bir diğer hususi tarafı da, Hikaye akışı içinde Dracula’nın orjini, ailesi ve geçmişi hakkında önemli bilgiler vermesidir, ki bu tür şeyler her Castlevania oyununda bahsedilmez, hep salt iyi kötü savaşına odaklanılır. Burda ise, Dracula’nın neden insanlardan nefret ettiğini, ve oğlu Alucard’ın neden babasına karşı olduğunu öğreniriz. Böylece klişeleşmiş karikatür iyi kötü savaşından çok daha derin, her 2 tarafından aslında kendisince haklı olduğu bir hikayeyle karşılaşırız, ki bu da oyunu daha zevkli hale getirir. Oyunun kendimce tek kötü yanı ise, biraz üstün körü yapılan seslendirmesidir. GBA platformlarında seslendirme olmadığı için hayalimize göre ses tonu geliştirebiliyorduk. Ama PS1’de seslendirme eklediklerinden biraz yavan olmuş. Neyse! Şimdi gelin karakterlerimizi tanıyalım, ama dikkat süpriz bozan içerecektir. Oyunu oynamak isterseniz, bundan sonrasını okumayın !

AlucardAlucard; Esas adı Adrian Farenheights Tepes, nam-ı diğer Alucard, ve Kont Vlad Tepes Dracula‘nın Lisa adlı ölümlü bir kadından olma oğlu. Yalnız Alucard babasının izinden gitmeyip, asi gençlik style, hep babasına karşı olmuştur. Bundan çok daha önce, 1476’da Trevor Belmont ile birlikte de, ölümsüz babasına karşı savaşmış olan bu asi oğlanımız, sonunda ailesinin kanlı geçmişinden arınabilmek için, tüm vampirik güçlerinden feragat etmiş ve ebedi bir uykuya yatmıştı. Ama sene 1797’de, soyu ile alakadar kötü güçlerin tekrar uyandığını hissedince o da uyanır, ve Güç dengesinin iyiden kötüye kaydıran şeyin ne olduğunu bulabilmek adına tekrar vazifeAlucard-Body başına geçer. Çok açıktır ki, bu oyundaki esas oğlanımız, kontrol edeceğimiz karakter odur…. Bu arada not, Bu Alucard’ın, Hellsing adlı Anime/Manga’daki Alucard ile alakası yoktur, karıştırmayın. Burdaki Alucard, Darcula’nın oğlu olup, Babasının isminin tersten okunuşunu isim olarak alır, ve böylece babasına karşı olan zıt tavrını ortaya koymuş olur. Hellsing’deki Alucard ise aslında eski Dracula’nın kötü taraftan iyi tarafa geçmiş halidir, ve eski adının tersten okunuşunu isim olarak alarak taraf değişikliğini ortaya koymuş olur. Kısacası, hangi hikaye olursa olsun Alucard ise iyidir, Dracula ise kötüdür ! OK !

DraculaDracula; Vlad Tepes Dracula, Bildiğimiz Kont Drakula, Tüm vampirlerin Lordu yani efendisidir. Kara Rahip Shaft tarafından, İnsanlara hükmetmesi için 2. kez dünyaya çağrılmıştır. Daha önce ki Castlevania oyunlarında olduğu gibi, bu oyunda da Dracula, son öldürmemiz gereken düşmanımız, yani oyunun amacıdır. Fakat bu sefer diğer oyunlardan farklı olarak, Drakula’ya karşı oğlu savaş verecek, yani bir nevi aile içi çatışmaya şahit olacağız…. Bu arada, Popüler kültürdeki Drakula’dan farklı olarak, Castlevania’daki Drakula’nın başka bir derinlik arz ettiğini belirtmek isterim. Buradaki Dracula, Dracula olmadan önce 10. yy’da yaşamış bilgin bir simyacıydı. Fakat Dracula Bodykarısını dermansız bir hastalıktan kaybedince, tüm bilgisini ölümsüzlük arayışına adadı ve bu uğurda Belmont klanının kurucusu olacak can dostunu bile kandırıp, Dracula olarak yeniden doğdu. Bu olaydan sonra ise Belmont soyu ve Dracula arasında ezeli bir kan davası başlamış olur (bu hikayeyi de ilerleyen haftalarda ayrıntılı olarak irdeleyeceğim). Dracula ölümsüz hayatı sırsında, 14.yy’dan ilk karısına çok benzeyen Lisa adındaki bir ölümlü kadına aşık olur ve aşklarının meyvesi olarak Alucard doğar. Ama Lisa cadılıktan suçlu bulunup diri diri yakılınca, insanlara olan öfkesi haklı bir şekilde daha da artar, olaylar gelişir.

RichterRichter Belmont; İşte gene bir Belmont. Büyük Belmont Klanından Richter Belmont ilk olarak, PC’de sürülmüş olan Rondo Of Blood oyununda karşımıza çıkmaktadır. 1792’de, Drakula’nın güçleri, etraftaki köyleri dolaşarak, kurbanlık için Bakire kızları kaçırmaktadır. Kaçırılan kızlar arasında sevgilisi Annette ve sevgilisinin kız kardeşi Maria’da olunca, iş başa düşer, ve kahramanımız Drakula’nın kalabalık ordusuna ve kurmayı Shaft’a karşı tek kişilik bir hücum gerçekleştirir; ve tüm kızları kurtarır. Yalnız bu parlak zaferden 4 sene sonra, Richter birden ortadan kaybolu verecektir. Kahramanlarımızdan Alucard ve Maria olayları araştırmak için Castlevania’ya girip baktığında bir görürüz ki, Richter bu iblislerleRichter Belmont dolu şato’nun yöneticisi olmuş çıkmış. Ama düşündüğünüz gibi değil, meğerse geçen çarpışmada bir şekilde hayatta kalan Kara Rahip Shaft, kara büyü ile onu kontrol altına almış ve Dracula’yı canlandırıp Alucard’ı durdurması için onu kullanmaktadır. Ama elbette bu durum çok fazla sürmez, ve kendisi bu şeytanı hipnotizmadan Alucard ve Maria sayesinde kurtulur…. Richter, Belmontlardan en çok hayrana sahip vampir avcılarından biridir, ve Oyun yapımcılarının bir jesti olarak, oyunu bitirdikten sonra onu kontrol ederek oyunu tekrar oynayabiliyoruz, ta ki Shaft’la karşılaşana kadar.

MariaMaria Renard; Richter’ın sevgilisinin kız kardeşi olan Maria Renard, aslında Belmont ailesine uzakta akraba olan bir vampir avcısıdır. Daha çocuk yaşta, Hayvanları kontrol etmek gibi bazı sihirli yetenekleri ortaya çıkmış ve bu güçlerini elbette hep iyilik için kullanmıştır. Yine Çocukken, Ablasıyla birlikte Dracula’nın güçleri tarafından ayin için kaçırılır, ve neyseki Richter sayesinde hayatları kurtulur. Bu olaydan sonra Maria onu abisi sayar, ve bu Maria - Bodynedenle, Richter ortadan kaybolduğunda, Castlevania’ya onu bulmak için gelecektir. Maria ve Alucard değişik hedefler için şatonun bir köşesinden ötekine sekerken, birbirleri ile bir kaç kere karşılaşırlar. Alucard’ın inanılmaz gücüne şahit olan Maria, şatoda başka bir “insan” gördüğüne oldukça şaşırır. Ama Alucard kendisini tanıtıp amacını söylediğinden ona güvenir, ve gene ayrı yollardan kendi amaçları için koşuştururlar. Bu koşuşturmaca arasında, aralarında sanki sanki bir elektriklenme doğacak gibi olsa da, oyunun sonunda ilişkilerine bir ad koyduklarını göremiyoruz :P…

ShaftShaft; Oyunun aslında en kilit yan karakteri sayılabilir, çünkü habire ayinle büyüyle Drakula’yı çağırıp kahramanlarımıza iş çıkaran kişinin ta kendisidir. Yani bir nevi, Drakula bile aslında onun sayesinde maceranın konusu olur…. Richter’de bahsettim gibi, Shaft 2 kere Drakulayı  çağırıp, Dünyayı karanlığa boğma girişiminde bulunmuştu. İlk girişiminde (Rondo Of Blood) karizmatik Richter Belmont tarafından hezimete uğratılan KaraShaft -  Body Rahip Saft, büyü gücü sayesinde ölümden kurtulup tekrar hayata dönüyor, ama bir hayalet olarak. Fakat Bu sefer işini sağlama almak için, hiç bir ölümlü insanın yenemeyeceği, en güçlü vampir avcısı, yani kendisini yenilgiye uğratan kişi olan Richter’i kaçırıp beynini yıkıyor. Böylece kendisi Draculayı canladırmaya çalışırken, onu kendisini engellemek isteyenlere karşı kullanacaktır. Yalnız bu görünüşte parlak olan planın bir açığı vardır; Alucard insan değildir, ve Richter ile boy ölçüşüp, Maria ile birlikte onu kendisine getirebilecek tek kişidir.

LisaLisa; Alucard’ın Annesi, ve Dracula’nın sevip aşık olduğu ilk ve son insandır. 1450 yılında tanışıp aşık olan Dracula ve Lisa, sonunda Alucard olacak Adrian  adında bir çocuk yaparlar. Yalnız bu mutlu aile tablosu çok da uzun sürmez. Çünkü Lisa aynı zamanda bir doktordur, ve onun doktorluk yeteneği cadılıkla karıştırılacak ve sonunda diri diri yakılarak idam edilecektir. O zamanlar Adrian, annesinin diri diri yakılışını şahit olmuş, ve onun son sözlerini işitebilmiştir; “Sakın insanlara zarar verme. Onlarla yaşayamıyorsan, en azından onlara zarar verme… Onlar için zaten yeterince zorluk var… Onu (Dracula) sonusuza kadar seveceğim !” … Her ne kadar Adrian, annesinin son dileğine uysa da, Dracula, aşkının öldürülmesine karşı öyle çok hiddetlenir ki, insanlardan intikam alacağına yemin eder. Ama Adrian (yani Alucard), annesinin son sözlerini bir türlü ona iletme fırsatı bulamaz. Ta ki 1797’ye, bu oyunda tekrar onunla karşılaşana kadar.

Death - SONÖlüm (Death); Her oyunda olduğu gibi, Dracula’nın sağ kolu olup, kadrolu, baş ve en sadık hizmetkarlarındandır. Genellikle Draculadan bir önceki karşılaşacağımız canavar olur. Eğer yanılmıyorsam, tüm Castlevania oyunlarında mutlaka görünür, rakibimiz olur. Ayrıca Alucard’ın şatoya vardığında, ilk tanıştığı düşmanıdır. Önce onu “tatlı dille” uyarıp, Drakula’ya karşı herhangi bir eylemde bulunmamasını öğütler. Sonra işe yaramayınca, silahını ve zırhını çalar… falan :P. Ama sonunda, Alucard’ın karşısına bir tür bölüm sonu canavarı olarak belirdiğinde, ağzının payını olacaktır.

Master LibrarianBaş Kütüphaneci (Master Librarian); Kendisi, adı üstünde, kütüphaneci olduğu için oldukça bilgili ve tecrübeli olduğundan bilgisini ve bilgisinin ürünlerini satarak servet yapmıştır. Kont Drakula’nın korkuyla hükmettiği adamlarından biridir. Ama ne kadar korkutucu olursa olsun, iyi bir fiyata, sadakatini kolaylıkla satar, ve Alucard’a her türlü silah, harita, iksir ve fasa fiso sağlayabilir. 

FerrymanKayıkçı (Ferryman); Kayıkçı adam, Alucard’ın donuk sular bölgesinde karşıdan karşıta geçirecek kişidir. Bu da bir tür mitolojik referanslı bir karakter sayılabilir. Yunan mitolojisinde, Hades’in kadrolu kayıkçısı, ölü ruhları para karşılığı nehirden geçiren Charon’dan esinlenilmiştir, ve ayrıca Richter’in macerası olan Rondo of Blood‘da da rol alır. Mitoloji’de ki hikaye gibi, bu kayıkçı da bedava çalışmaz ve Alucard’ı belli bir ücret karşılığında karşıdan karşıya geçirir, hatta suda yüzmesine izin verir.

SuccubusSuccubus; Succubus, aslında erkeklerin rüyalarına seksi bir kadın kılığında girerek onları günaha davet eden mitolojik bir yaratıktır. Bu oyunda ise, Alucard’ın rüyalarında, annesi Lisa formuna girerek, onun kafasını bulandırmaya çalışmaktadır. Rüyada, Lisa’nın ölmeden önce söylediği son sözleri değiştirerek, Alucard’ın insanlara olan hislerini değiştirmek ve onu karanlık tarafa çekmeye çalışmakla görevlendirilmişti. Succubu’un bu oyunda sanki biraz ağırlığı olsada, diğer oyunlarda hep düşük seviyeden bir canavar olarak karşımıza çıkar.

İşte bu kadar, Oyundan daha çok görsel görmek isterseniz. Youtube’a bakabilirsiniz. Hatta yaklaşık 5.5 saatlik oynanışını bile koymuşlar. Diğer oyun tanıtımlarım içinse; konsol ve Castlevania – Kan Zinciri‘de burda.

Kaynaklar; castlevaniacrypt/sotncastlevania.wikia./Castlevania:SymphonyoftheNight

Symphony of the Night

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s