冰雪情關英雄膽 – The Heroic One (1981)

Heroic One - Ti Lung

Li (Ti Lung) is a very naive warrior, who is very loyal to his clan and master. One day,  returning from his duty, he come across a bunch of bandits, who try to kidnap 2 noble women. Li wants to herocily rescue them, but he fails epicly. Fortunately, one of those women, a foreign Princess, Chin Chin (Pearl Cheung Ling), is a martial artist and rescue him suprisingly. Hereby, Our hero become a friend with Princess and this lead him to bunch of tough adventures that he would be a great martial artis at the end …

Another ultra rare martial art + wuxia movie, whose plot is ultra knotted, as well. This movie is one of few wuxia movies, After Ti Lung had just been given permission to freelance from Shaw’s, and has a sequal called “Hero at the Border Region”, but I couldn’t find yet. If I Find it, I share it ;). Have Fun ! ^_^

Also, all these movies, which Ti Lung stared other than SB movies in his martial youth age, are The Shaolin Heroes (1980)The Revenger (1980)The Kung Fu Emperor (1981), and The Heroic One (1981) and its lost sequel “Hero at the Border Region”.

Heroic One (1981)

Hırslı bir klan şefi, diğer tüm klanları zoraki bir dövüş maçına çağırıp, kendi otoritesini meşrulaştırma peşindedir. Bunun için rakip klanların haleflerini kaçırtıp onları maça gelmeye zorlayacaktır. Ve buna ek olarak da kendisine rakip yaratabilecek potansiyeldeki gizli bir kung fu perşomenini ele geçirmek ister.

Bu arada bam başka bir yerde, Klanına ve babası gibi gördüğü şefine aşırı derecede bağlı olan Li (Ti Lung) adında çok naif ve bir o kadar şaşkın bir kahraman vardır. Bir gün, görevinden dönerken, haydutlarca kaçırılmak istenen 2 soylu kadını kurtarmaya çalışacak ama beceriksizliği yüzünden eline yüzüne bulaştıracaktır. Ama neyse ki, Kadınlardan biri yabancı bir klanın dövüş sanatlarında usta Prensesi Chin Chin‘dir (Pearl Cheung Ling), ve durumu hemen toplarlar. Bu vesile ile Prensesle dostluk ve samimiyet kuran sakar kahramanımız, sonunda kendisini en büyük dövüş sanatçılarından birine dönüştürecek bir dizi zorlu maceraya atılır;

Önce klana sakıncalı bir misafir getirdiği için ceza alıp dağa sürülür. Orda, tesadüfen karşılaştığı Sarhoş Usta‘dan dövüş dersleri alarak, yeteneklerini inanılmaz bir şekilde artar. Seviyesinin böyle süpriz bir şekilde artması bir dizi yanlış anlaşılma yaratır ve üstüne gizemli bir entrika ile, (ilk paragrafta bahsedilen) Kung fu parşomenini onun çaldığı sanılır. Klanından Sürülür. Ölümcül bir yara alır. Prensesi Chin Chin’in dostu Dilenci Klanı Şefi tarafından tedavi edilir. Hayatını sorgular, Prensesle felsefe+dedikodu+romans yapar :P … filan fıstık…. Sonunda ise, Klan savaşlarının aşırı derece de zalimleşmesi üzerine, Dilenci Klanının yeni halefi olarak dövüş maçına gitmeye karar verir, ve herkesle kozlar paylaşılır.

Ti Lung‘un Shaw kardeşler dışından çevirdiği nadir yapımlardan biridir bu film ki; onun gençlik çağında, Shaw dışında çevirdiği tüm filmler; The Shaolin Heroes (1980)The Revenger (1980)The Kung Fu Emperor (1981), ve The Heroic One (1981) ve bu filmin kayıp devam filmi olan “Hero at the Border Region” (Ama ne yazık ki onu hala bulamadım. Bulursam mutlaka haberiniz olur). Alt yazı video çubuğundadır. İyi Seyirler ! (Film hakkında ki kişisel not ve yorumlar için aşağıya bakın.)

* Bu filmi Türkçe altyazılı izlemek için vk.com/yuanshangli

Evet; Nerden başlasam bilemiyorum, bilen bilir genellikle filmler hakkında pek yorum yazmadan objektif bir şekilde sunarım. Ama görünüşte uyduruk gibi olan bu film için o kadar çok dip not var ki. Öncelikle bu filmi ne kadar zor elde ettiğimden bahsedeyim; Bir Ti Lung hayranı olarak bu filmi görmeyi çok istiyordum. Tam sürümünü bulmak için girmediğim uzak doğu sitesi kalmadı desem yeridir. Sonunda onca ay arayıp taramamdan sonra bir çince, bir ingilizce olmak üzere her biri 1,5 saatlik olan, 2 ayrı versiyonunu elde ettim. Ama işe bak ki, 2 versiyonu birbirinden farklı yerlerde kesintiliydi, ve aralarında % 30-40 arası fark vardı. Bende bu 2 filmi yama (patchwork) yapar gibi yeniden montaj ettim ve sonunda 2 saatlik olan bu yukardaki versiyonu çıktı. Tesadüfe bakın ki, Zaten kahramanımız filmin sonunda Dilenci Klanının şefi oluyordu, ve dilenci klanının karakteristiği ise giysilerinde yamaların dolu olmasıdır.

Bundan başka, filmin sanki karışık gibi görünen kurgu ve hikayesinde bir çok göndermesi vardır. Ama sanırım bunları ancak Uzak doğu wuxia kültürüne aşina olanlar kapabilir. Biraz açıklamaya çalışayım;

Bir kere, filmin başındaki naif ve eğitimsiz kahraman Li (yani Ti Lung) önce Sorhoş bir usta tarafından yetiştirilir. Sonra Yabancı prenses Chin Chin ile yetenekleri en üst seviyeye çıkar ve sonunda Dilenci Klanının şefi olur. Çin Dövüş sanatı ve Wuxia kültünde, Sarhoş Usta (Drunken Master) ve Dilenci Klan Şefinin (Beggar Clan Chief) çok ağırlıklı yerleri vardır. Bu 2 karakter, efsanevi dövüş sanatçıları arasında en büyüklerinden sayılır ve (bilen bilir) haklarında sayısız film ve hikaye yapılmıştır. Ayrıca sanki koruyucu melek gibi kahramanımızı kollayan yabancı uyluklu, asil karakterli, dövüş sanatlarında üstün yetenekli bir kadın kahraman vardır ki, bu da Wuxia kültünde ayrı bir efsanevi karakter kalıbıdır. Kısacası, Başta saftirik olan kahramanımız Li’nin bu 3 efsanevi karakterle yolu kesişmesi, ve onlar sayesinde gelişmesi, onun ne kadar kutsanmış (yada şanslı) biri olduğu gibi sonuca götürebilir bizi.

Bundan başka, bir de ortada dolanan gizemli Kung fu parşomeni vardır ki, sanırım erkek arkadaşların kanını dondurabilir. Parşomene göre, kung fu’da üstün yetenekleri artırabilmek için erkeklik organının kesilmesi gerektiği yazmakta. Aslında bu da, çin dövüş kültüründe dolanan en eski şehir efsanelerinden biridir. Bu efsanenin çıkış sebebi büyük olasılıkla, ilk dövüş sanatını icat edenin bir kadın olduğuna dair efsane olabilir. Efsanenin yattığı zemin ise şudur; Dövüş sanatlarının özü, kendinden (sayıca yada güç olarak) kat kat üstün bir düşmana karşı koyabilecek tekniği en iyi şekilde uygulamaktır. Yani olay aslında rakiple güç yarıştırmak değil, rakibi yıldıracak ve/veya dengesini bozup etkisiz hale getirecek teknikleri uydurmak (yaratmak, düşünmek, icat etmek), ve kusursuz bir şekilde uygulamaktır. Aslına bakılırsa bu dövüş felsefesi, ancak kaba güç bakımından dezavantajlı birinin (mesela bir kadının), fiziksel dövüşte avantaj sağlayabilmesi için geliştirdiği bir konseptir. Eski antik çağlarda, kaba gücün ve orman kanunlarının hakim olduğu dünyalarda, bir kadının böyle bir konsept geliştirerek dövüş sanatlarını yaratması hiç de mantıksız sayılmaz aslında. İşte bu mantık sebebiyle, dövüş sanatlarından üstün yetenekli olmanın erkeklikten (yani kaba güçten) arınmak ve kadına benzemek (yani zeki ve becerikli olmak) gibi bir noktaya bağlayan efsane türeyivermiş, ve bu da daha sonra basitçe (ve aslında hatalı olarak) erkeklik organının kesilmesine indirgenmiştir. Bu efsane ayrıca görece daha bilinen bir film olan Jet Lee ve Brigitte Lin‘nin Swordsman-2 filminde de değinilmişti, ve gene Wuxia kültünden sıklıkla yer bulan Harem Ağalarının (eunuch) genellikle kung fu’da üstün gösterilmesi bu sebeple olabilir (Mesela bkz. Swordman-1 ve Flying Swords of Dragon Gate) .

Filme geri dönersek, evet, parşomene göre kung fu’da üstün olmak için erkeklik organının kesilmesi gerektiği yazar. Ama olaylar geliştikçe bu yazılanın şüpheli hatta pek gerçek olmadığı kanısına kolaylıkla varıyoruz. Öncelikle Parşomenin eski sahibi ölmeden önce, onun kesinlikle yok edilmesi gerektiğini söylemiştir. Peki neden bunu istemiştir ?. Parşomende yazılanlar doğru olsaydı, yok edilmesi yerine saklanması gerektiğini söyleyebilirdi. O zaman yazılanların yanlış olduğunu biliyordu, ve başkalarının bu yazılanlara kanıp boşu boşuna kendilerini iğdiş etmelerini önlemek için yok edilmesini istemiş olabilir. Zaten ilerleyen sahnelerde, 2 kişi parşomende yazılanlara inanıp kendisini iğdiş ediyor ama sonunda kung fu’larının pek de o kadar ilerlemediği görülüyordu. Yani demek ki parşomende yazılanlar gerçekten de yanıltıcıydı. Peki o zaman parşomende neden bu yanıltıcı bilgi yazmakta ? …. Bunun cevabını vermek için, filmde Prenses Chin Chin’in söylediği küçük bir ayrıntıya dikkat etmeliyiz. Prenses o parşomenin aslında, çok eskiden kendi klanlarından çalıntı olduğunu ve zaten içinde ne yazıdığını bildiğini iddaa eder. Ama Film boyunca görürüz ki, prensesin kung fu’su oldukça iyidir, peki o zaman neden kung fusu bu kadar iyi bir klandan çalınan bir parşomen, Kung fu ile ilgili yanıltıcı bir bilgi içeriyordur.  Elbette bu çok fazla komplo teorisi olacaktır, ama genede söyleyim; 2 ana olasılık olabilir; 1) Parşomendeki bilgi aslında yanıltıcı değildir, ama uygulayıcılar onu hatalı kullanmışlardır (yani yanlış anlamış), 2) Parşomendeki bilgi özellikle hatalıdır ve özellikle çalınmasına göz yumulmuştur, böylece rakiplere komplike bir tuzak kurulur.

Sonuçta, hırsına yenik düşen 2 kişi parşomene kanıp kendisini iğdiş ederken, 3 Efsanevi karakter sayesinde daha düzgün yollardan kung fu eğitimi olan kutsanmış (yada şanslı :P) ana karakterimiz günü kurtaran kişi oluyor. Demek ki, kıssadan hisse, her yazılana inanmayacan, veya bir şeye çok bel bağlamayacan ! o_O

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s