Living Mountain – Dağda Yaşamak

041-0

Anna-Maria Simatou, Marianthe Dendrou,

The Living Mountain is a city-like skyscraper for one of the Earth’s harshest environments: the desert. Fertile land is gradually being transformed into deserts due to global warming. This project is located in one of those regions, the desert of Taklamakan, in the northwestern region of China.

This high-rise conglomerate, in conjunction with man-made lakes, could gradually transform the desert into a habitable environment. The Living Mountain would extract water from the regions substrate and through its smart use, treatment, circulation, and controlled evaporation, could create a microclimate inside the structure.

The housing areas are envisioned as “living pods” of 2,000 square-feet with easy access to all the facilities. Rainwater is collected and circulated on top of the super-structure and freely cascades to the atrium while filtering the air and promoting the growth of indoor vegetation.

Vertical communication is achieved by elevator shafts placed between clusters of ‘living pods.’ Communication with the outside world is secured via a highway at ground level; a cable car system, that will eventually link multiple ‘living mountains’, a helipad and a runway.

Local materials will be used throughout the construction. Due to the shifting sands, the foundation will be on reinforced concrete piles. The rest of the superstructure will be made of steel and reinforced concrete. The “pods” will be locally prefabricated of light translucent material.

evolo.us/living-mountain-solving-overpopulation

Living Mountain

“Dağda Yaşama” projesi, çöl gibi dünyanın en sert koşullarında şehir kapasitesinde bir gökdelen önerir. Bildiğiniz gibi verimli topraklar küresel ısınma nedeniyle giderek çölleşmekte. Ama bu proje tam da bu bölgelerden birinde, yani Çin’nin kuzey batı bölgesinde bulunan Taklamakan çölü gibi bir yer için tasarlanmış.

Yüksek katlı yığma ve yapay göllerle, çöl kademeli olarak yaşanabilir bir çevreye dönüştürülebilir. Projeye göre, yer altı sularının çıkarılıp akıllıca kullanılması ile, buharlaşma kontrol edilebilip, su bir döngü içinde kullanılacak ve yapı içinde bir tür mikro-iklim yaratılacak.

Yaşam ve ev alanları yaklaşık 185 m²’lik (yani 2,000 square-feet’lik) bir tür “yaşam koza”ları olarak görülerek, umumi tesislere kolay bir ulaşım düzeninde olacak. Ayrıca yağmur suyu da toplanıp yapının tepesindeki döngüye katılarak, bir yandan hava temizlenirken diğer yandan orta avluya şelale gibi akması ve ayrıca kapalı alandaki tarımcılığı beslemesi düşünülüyor.

Dikey ulaşımlar, yaşam kozaları arasında konumlanan asansörlerle sağlanacak. Dış dünya arasındaki ulaşımlar ise helikopter pisti ve bir tür kablo araba sisteminin destekleyen çoklu otoyollar sayesinde olacak; böylece trafik sıkışıklığı sorunu kökünden çözülüp, çok daha hızlı bir ulaşım sağlanacak.

Yapının inşaasında ise tamamen yerel malzemeler kullanılması düşünülüyor. Elbette yer çöl olduğundan ve kayan kumlardan sakınmak için yapının temelinde betonerme kazıklar kullanılacak. Yapının geri kalan kısmı ise gene betonerme ve çelik karışımıyla yapılacak. Ayrıca “kozalar” prefabrik yarı-saydam malzemeden olacaklar.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s