İçki Hakkındaki Yanlış Efsaneler

For English: The 5 Most Ridiculous Drinking Myths You Probably Believe | Cracked

Hemen her kafa yapan şey için yalan yanlış şehir efsaneleri döner, ama doğruluğu şüphe götürmez bazı efsanelerin aslında yanlış olduğunu öğrenmek, çok şaşırtıcı olabilir. İşte içkiler hakkında bilmediklerimiz ve yanlış bildiklerimiz …

Bira Göbek Yapar ; En yaygın inanışlardan biridir. Herkes bira içicilerinin kaçınılmaz bir göbeğe sahip olacağını düşünür. Ama aslında bira göbeği diye bir şey yokmuş !!! Peki o göbek nerden geliyor ? …. Aslında olay şu; yapılan deneylerde, göbek büyüklüğü ile bira arasında bir ilişki bulunamamış. Yani göbek oluşumunun esas sebebi bira değil, biracının yaşam tarzı. Eğer bira içerken, spor aktivitelerini düzenli yapar, metobolizma hızınızı yüksek tutarsanız, göbek falan oluşmaz. Ama yok, hem hareketsiz bir yaşam tarzı içinde olup, hem oburluk yapıp, bir yandan da bira içerseniz, elbette göbek oluşur; ama göbeği bira yapmaz, siz yaparsanız ;). Ayrıca bundan başka, obezite geni diye bir şey var. Yani ne yerseniz yiyin, yada ne içerseniz için, her halükarda göbeğiniz olacak ve şişmanlayacaksınızdır. Yani işin içine bünye ve genler de giriyor.

Amerikan Birası En Hafif Biradır; Bir bira efsanesi daha. Efsane derki, Amerikan birası içtiğinden çok daha fazla idrar üretimine sebep verirmiş. Bu nedenle Amerikan birasının oldukça hafif olduğu görüşü yaygındır. Peki bu gerçekten doğru mu ? …. Aslında bu mitin arkasında ki gerçek, Amerika’nın bir çok ülkede yaygın olarak kullanılan alkol ölçüm sitemini kullanmamasıdır. Yani Avrupa ülkeleri ve daha bir çok ülke alkolü hacim üzerinden ölçerken, Amerika ağırlık üzerinden ölçmektedir. Böyle olunca da, sanki Amerikan birası, diğer ülkelerdekinden düşük alkollü gibi gözükmektedir. Bu durumdan Amerikalılar da pek hoşnut değiller ve biralarının haksızca küçümsendiğini düşünüyorlar. Ama zaten Amerikan birasını kim ne yapsın, her ülkenin kendi birası var zaten. Amerika’da yaşamadığımız sürece bize ne elalemin birasından :P.

Absent Halüsinasyon Gördürür; Absent, Ernest Hemingway, Edgar Degas ve Vincent Van Gogh gibi bir çok önemli sanatçıya ilham vermiş alkol oranı %45 ile %75 arasında değişen oldukça güçlü bir likördür. Alkol oranının çok çok fazla oluşu ve bazı insanların bu içkiyi güzel rüyalar gördüren bir tür uyuşturucu gibi kullanması sebebiyle, bir çok ülkede yasaklanmış bir içkidir. Peki Absent gerçekten halüsinasyon gördürür mü ? elbette hayır ! … Absent’in böyle bir ün kazanmasının en büyük sebebi, ağır içicilerin kaldırabilceği düzeyde, gerçekten çok güçlü bir likör olması. Eğer hafif içici yada hiç alkol kullanmayan biriyseniz, Absent’in bir damlası bile sizi çarpmaya yeter de artar !

Durumu bir de şöyle istiare edelim; içki içmek sanki spor yapmak gibidir (ne benzetme ama!). Nasıl idmansız bir şekilde ağır bir spor aktivitesine girerseniz, bir yerinizi incitirsiniz, aynı şekilde, içkiye alışmadan (idmansız) çok güçlü bir içki içerseniz o derece çarpılırsınız. Ağır içiciler, düzenli olarak alkol aldıkları için bir bakıma alkole dayanıklı olurlar, zor sarhoş olurlar ve ağır içkileri bile rahatlıkla içebilirler. Ama hafif içicilerle, içici olmayanların alkole karşı bir dayanıklılığı yoktur ve neredeyse 1 bardak birayla bile sarhoş olabiliyorlarken, absentle neler olabilir siz tahmin edin ….

Bundan başka bir şey daha var; başta da değindiğimin gibi, eskiden bazı sanatçılar ilham kazanmak için bu içkiye başvuruyorlardı. Ama saygınlıklarını kaybetmeden kazandıkları bu ilhamı açıklayabilmek için, mistik “yeşil peri” içkisi diye süslü bir efsane ortaya çıkardılar. Bunun sebebi aslında, hiçbir sanatçının ilhamını etanol küründen aldığını, ve alkolik olduğunu yaymak istememesiydi. Bu yüzdende bu yanıltıcı efsaneyi yaydılar.

Yatmadan Önce İçilen İçki Uyumaya yardımcı olur; Efsaneye göre, yoğun ve yorgun bir günün ardın yatmadan önce içilen ağırbaşlı bir içki sizi rahatlatır ve uyumanıza yardımcı olur…. gerçekte ise; bir iki saat sonra uyanır ve kendinizi berbat hissedersiniz. Alkol sanki bir uyuşturucu gibi bedeninizi rahatlatıyor havası verebilir, ama aslında oldukça uyku açıcı bir özelliği vardır. Alkol aldıktan sonra ilk bir kaç saat içinde, bedeniniz alkolü sindirmekle meşgul olur. Bu süre zarfında rahat uyku çekebilirsiniz. Ama beden alkolü sindirmeyi bitirdiğinde, sizi tatlı uykunuzdan sinir ederek uyandıracaktır. Ve bu vakitten sonra uyumakta hem zorlanacak hemde baş ağrısı, terleme ve sindirim gibi problemlerle boğuşmak zorunda kalacaksınız. Ayrıca uyku apsesi olan biriyseniz durumunuz daha vahim; çünkü alkol boğaz kaslarınızı oldukça “rahatlatıp” nefes almanızı sonsuza kadar engelleyebilir. Kısacası yatmadan önce içilen içki, en iyi durumda uykusuz bir gece, en kötü durumda da ölüme sebebiyet verebilir. … Fakat aslında içkinin uyku getirmesini sağlamanın çok ince bir yöntemi de var, ama baştan söyleyim herkezde işe yaramaz, özellikle uyku apsesi olanlarda ve içkiye dayanıksızlarda. Yöntem şu; söylendiği gibi beden içkiyi sindirmeye çalışırken uykuya dalabiliyoruz. O zaman bizi 1 gece boyunca uyutacak, yani bedenimizin 1 gece boyunca sindirmeye yeteceği kadar içki içmek, kesintisiz uyumamızı sağlayabilir. Yani, kesintisiz bir uyku için ya hiç içki içmeyin yada çok fazla için. Ama başta söylediğim gibi, eğer içkiye dayanıksızsanız, bu kadar çok içki, sabah kalktığınızda içki mahmurluğuna sebep olur, ve büyük bir baş ağrısıyla günü geçirirsiniz.

Akşamdan Kalmanın Tedavisi Yoktur; İnsanlar akşamdan kalmayı (Hangover) bertaraf edecek bir çok deli saçması, ve neredeyse koca-karı yöntemlerine başvurmuştur. Elbette hiçbiri işe yaramayınca akşamdan kalmanın tedavisi olmadığına karar verilip havlu atıldı…. Ama gerçekten deli saçması (!) sayılabilecek bir tedavisi varmış meğerse; Baconlı (domuz pastırmalı) sandviç. Hem içki içiyoruz, hemde domuz pastırmasıyla tedavi ediyoruz, kesinlikle müslümanca değil O_O …. Peki Baconlı Sandviç akşamdan kalmayı nasıl tedavi ediyor ? işte burda devreye bilim giriyor. Aslında sandviçin baconlı olmasına falan gerek yok (Araştırmayı yapan bilim adamları Batılı olduğu için akıllarına gelen ilk lezzetli ve kalorili şey olarak şakadan Bacon demişler. O kadar), yani tek gereken yüksek proteinli herhangi bir besin maddesi tüketmek. Bu ister domuz pastırması olur, ister kuzu yahnisi, yeter ki bol proteinli olsun (neyse müslümanlığımızı kısmen de olsa koruyabildik :D) Olayın aslı şöyle; Çok fazla içki içtikten sonra, çok kalorili şeyler yemek beden metabolizmasını arttırıyor ve bedenin alkolle mücadelesinde yardımcı oluyor. Mesela tipik bir sandviç, ekmek ve etten oluşur; ekmekte karbonhidrat, ette protein vardır ve bunlar birlikte vücudumuzun yapı taşları olan aminoasitleri oluşturur. Bedenin aminoasitlere ihtiyacı vardır,  ama alkol aminoasitleri tüketir, ve bedeni halsiz ve kafayı da bulanık yapar. Ama aminoasit ihtiyacını bol kalorili ve proteinli yemeklerle girerirseniz, bu alkolün yaptığı yıkımı bir nebze olsun telafi eder, ve kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz…. Bundan başka, çok alkol aldıktan sonra bol miktarda su içip uyumakta işe yarayabiliyor. Çünkü alkol aminoasitleri tükettiği gibi bedeninizdeki suyu da tüketir. Zaten alkol aldıkça susamanızın ve daha çok içme isteği uyanmasının sebebi budur. Ayrıca bedendeki su oranının düşmeside sizi kötü hissetirir ve içki mahmurluğunu pekiştirir. O nedenle, bol alkol aldıktan sonra, bedendeki aminoasit ve su kaybını telafi etmek için, bol kalorili yemekler yiyip ve bol su içmek, alkolün “ertesi gün” etkisini bertaraf etmede yardımcı olacaktır. Denemesi bedava (içkiler hariç :P !) … ^_^

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s