Bio-City – Canlı Şehir

Stefan Shaw, John Dent;

A completely closed metabolic cycle in which traffic exhaust emissions are harnessed via CO2 collectors in order to feed algae grown in photo bio-reactors within the building’s facade and so produce renewable energy sources….. BIOCITY acts as a an environmental filter, harnessing harmful traffic exhaust emissions in order to feed and cultivate microscopic algae to produce renewable bio-fuels. These bio-fuels are used to produce renewable electricity to power the vertical city and to cultivate vehicular bio-diesel and liquid hydrogen for use in hydrogen fuel cells.

Over 50 percent of Algae’s bio mass is oil. This oil can in turn be refined in order to produce renewable and thus sustainable bio-fuels. Left wild, algae can cause massive destruction to aqua based eco systems by starving the water of natural light; however, by harnessing the raw potential of this amazing plant, energy concerns around the globe could easily be neutralized with the use of innovative photo-bioreactor technologies. Because algae are the fastest growing organic material on the planet – ten times faster than trees – with the more efficient species doubling their volume every 6 hours…… Using algae as a biomass for generating oil, 75000 liters of bio-diesel per acre per year can be generated ….. Microscopic microalgae …  capture light energy through photosynthesis, using it to convert inorganic substances into organic matter. Bio-diesel produced using algae contains no sulfur, is non-toxic and highly biodegradable.

Since algae need sunlight, carbon-dioxide and water for their growth, they can be cultivated in building’s facades. …And…, for use in the vertical city, algae is grown in closed photo-bioreactors, where the environment is better controlled. Three towers constituting a massive 1,850,000 square meters of facade area, allow for algae bio-cultivation to take place within plastic tube photo bio-reactors integrated within the double skin facade. With the cultivation of 150,000 gallons of refined algae oil per hectare, this adds up to an impressive 1,300,000 barrels of renewable bio diesel produced by Bio-City each year.

Due to the intrinsic dilemma of vertical circulation within high-rise structures, Bio-City benefits from an innovative vertical-horizontal pedestrian transport system. The non vertical transport system operates with the use of gyroscopic transport modules running along pneumatic tracks within the vertical skyways running between bio-cities. The Non-vertical transport system operates as any subway network found worldwide. Users are able to commute between vertical-horizontal locations within Bio-City with the speed and comfort of a luxury public transport network designed specifically for use with the vertical cities of tomorrow.

evolo.us/competition/bio-city

Tamamen kapalı metabolik döngüsü içinde, trafik egzoz dumanı ve CO2 emisyonu yaparak, bina cephesindeki foto-bioreaktörlerindeki algleri besleyip enerji üreten bir bina projesi tasarlanmış. BIOCITY bir tür çevresel filtre gibi çalışarak, şehirlerdeki hava kirliliğini algleri beslemekte kullanır ve ürün olarak yenilenebilir bio-yakıtlar üretir. Bu bio-yakıtlar yapı için gereken yenilenebilir elektrik gücü üretiminde kullanılacağı gibi, araçlara bio-dizel ve hidrojen yakıt pilleri dolumunda da işlev görür.

Alglerin bio-kütlelerinin % 50’inden fazlası yağdır, ve bu yağ rafine edilip yenilenebilir ve sürdürülebilir bio-yakıt üretilebilir. Aslında, doğal vahşi ortamda algler su bazlı eko-sistemlere oldukça ağır hasar verirler, ama bu bitkinin potansiyeli doğru bir şekilde kullanılabilirse dünyanın enerji sorunu hakkındaki endişeler foto bioreaktörler kullanılarak kolayca nötralize edilebilir. Çünkü Algler dünyada en çabuk büyüyüp yayılabilen organik malzemedir (bir ağaçtan 10 kat hızlı büyürler), ve uygun ortam ve türlerde 6 saat içinde hacimlerinin 2’ye katlayabilirler. Bu nedenle, Alglerden üretilecek yağla, senede 75 bin litre bio-dizel üretilebilir. Üstelik basit fotosentez ve kirli havanın (CO2) sentezlenmesi ile yapalacak bu dönüşüm sonucunda üretilen bio-dizel, toksit olmayan ve son derece çevresel bir ürün olacaktır.

Algler, her bitki gibi, güneş ışığına, CO2’ye ve suya ihtiyacı olduğu için, binanın dış cephesine, foto-bioreaktörere yakın ekilecek ve kontrol edilecekler. 3 ana kulesi olan binanın toplam 1,850,000 metre kare yüzey alanı olacak, ve çift cidarlı cephe içindeki foto bioreaktörlere integre edilmiş plastik tüpler içine algler ekilebilecek. Bio-City’den, hektar başına 150,000 galon rafine alg yağı ile, senede 1,300,000 varil bio-dizel üretilebilir.

Ayrıca, bu koca binanın bölümleri arasında yatay ve dikey sirkülasyonu sağlayabilmek için yenilikçi bir yatay-dikey asansör sisteminden yararlanılabilir. Bu asansör sistemi, havalı raylar boyunca jayroskopik transfer modülleri kullanarak, Bio-City’nin bölümleri arasındaki gökyollarında işlev görebilir. Kısacası bir tür bina içinde metro sistemi gibi; hızlı, rahat ve lüks bir toplu taşıma ağı tasarlanabilir.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s