Wuxia Tarihi ve Gelişimi

Wuxia türü güncel bir akım gibi görünse de, hikayelerin geçmişi en az 2000 yıl kadar geriye gider. Kökeni  M.Ö 200-300’e dayanan Han hanedanlığı zamanındaki kahramanlık öyküleri olan youxia hikayelerine dayanır. Hikayelerde ki aşırı bireysel ve anarşist kahraman tasviri, her zaman olacağı gibi, o dönemin otoritelerinin de tepkisini çekmiştir, mesela dönemin politik sitemin temellerini içeren Legalizm akımının filozoflarından, ve devlet yanlısı Han Fei bu hilkayeler hakkında küçümseyici tavır takınmıştır. Elbette, hikayelerde bir çok kahramanın, doğru adaleti sağlamak uğruna yoz devlet adamlarına suikast düzenlemesinin övülmesi,  yönetim kesiminin bu türe tepki göstermesini kaçınılmaz hale getirmiştir.

Tang Hanedanlığı zamanında (M.S 600-900), Xiake adı verilen bu hikayeler dönüm noktasına girmiş, günümüz wuxia hikayelerine esas ilhamı veren forma bürünmüştür. Hikayelerin ana kahramanı her daim onur ve kahramanlık davranışları içinde olan, adil davranıp adaleti sağlamaya çalışan, genellikle yalnız, izole yaşayan savaşçılardır.

Song Hanedanlığı zamanında ise (M.S. 900-1280), bu hikayeler daha çok yayılmış, hatta kitaplaştırılmış yada hikaye anlatıcıları vasıtasıyla popülerlikleri artmıştır.

Ming Hanedanlığı döneminde (M.S. 1370-1650), yazar Luo Guanzhong’ın 3 krallığın romansı ve Shi Nai’an‘nın Water Margin romanları üretilip, bu tür artık hatır sayılır bir edebiyat türü haline gelmiştir. Özellikle, 108 kanun dışı yiğit savaşçının hikayesini anlatan Water Margin ilk tam uzunlukta wuxia romanı sayılmaktadır.

Qing Hanedanlığında (M.S. 1650-1912),bu hikayeler biraz daha gelişip dedektiflik-polisiye bir tarz almıştır. Artık kahramanlar sadece racon kesip, dövüş yeteneklerini sergilemekle kalmayıp, ayrıca aşırı komplike suçları bir detektif edasıyla çözüp, entelektüel açıdan da yeterliliklerini ortaya koymaya başladılar. Ayrıca bu dönemdeki wuxia hikayelerinden kadın baş kahramanlar da türemeye başlamış, ve dövüş yetenekleri daha olağan üstü bir seviyeye yükseltilmiştir; mesela dövüşçüler kuş gibi çatıdan çatıya uçabiliyor, yada içsel enerjileriyle nesneleri hareket ettirebiliyorlar… gibi. Ayrıca Wuxia etiketi ilk bu dönemde bu hikayeler için kullanılmaya başlanmıştır.

Ne yazık ki, Ming ve Qing hanedanlığı zamanından kalma bir çok wuxia hikayesi, devlet güçleri yüzünden ya kaybolmuş yada tahrip edilmiştir. Wuxia hikayelerinde ki baş kahramanların bireysel ve asi tavırları her dönem devlet yönetiminin tepkisini çekmiş ve bu hikayelere karşı önlem alma zorunluluğu hissettirmiştir. Mesela Çin kominist partisi döneminde wuxia hikayeleri yasaklılar listesindeydi.  Yasak ancak 1970’ler de Çin’nin liberalleşmesiyle kalkabilmiştir. Ama yasak zamanında bile bu türle ilgili hikayeler üretilmeye devam edilmiş ve kendi kitlesini oluşturabilmiştir. Her ne kadar devlet kesimi ve otoritelerce bu edebiyat türü sakıncalı olarak görülsede, 20nci yüzyıla gelindiğinde popüleritesinin halk arasında artmasına engel olamamışlardır.

20.ci yüzyılda  Liang Yusheng and Louis Cha (Jin Yong) gibi yazarlar gazete ve dergiler için wuxia hikaye serileri yazarak, bu edebiyatın günümüz dünyasına yayılmasına ön ayak olmuşlardır. Tayvan’da ise, Wolong Sheng, Sima Ling, Zhuge Qingyun , daha sonra Xiao Yi ve Gu Long gibi yazarlar en tanınmış wuxia yazarları olmuşlardır, ve hatta bazı eserleri filmleştirilmiştir. Onlardan sonra Wen Rui’an ve Huang Yi bu edebiyatın önemli roman yazarı temsilcileri olmuşlardır. Arıca bu yazarların yaydığı ilhamla, bir çok wuxia tarzı çizgi roman, hatta çizgi film ve video oyunları üretilmiştir.

kaynaklar; http://kaleidoscope.cultural-china.com/en/176Kaleidoscope5622.html

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s